Gezi

Brüksel’in turistik kalbi Grand-Place

Brüksel turistlerinin sosyal medya hesaplarından paylaştığı fotoğrafların olmazsa olmazı Grand-Place. Belçika ve AB’nin başkentine iş veya seyahat amacıyla gelen ziyaretçilerin bu tarihi şehirde gezebileceği bir yığın yer var. Ancak Grand-Place ve çevresini görmeden bir Brüksel seyahati düşünmek mümkün değil.

Flamanca’da “Grote Markt” Fransızca ve İngilizce’de “Grand-Place” olarak adlandırılan meydan görünürde çoğu Avrupa şehrinde görebileceğiniz türden dikdörtgen, geniş bir mekan. Ancak bu meydan ve çevresini 1998 yılında Unesco Dünya Kültür Mirası’na sokan, ülkenin en çok ziyaret edilen mekanlarından biri yapan husus tarihi-kültürel dokusu ile mimari zenginliği.  

Meydana hangi taraftan giriş yaparsanız yapın gözünüzü kamaştıran ilk şey yapımına 1402 yılında başlanan tarihi Belediye Binası Stadhuis – L’hôtel de ville. 95 metreyi aşan yüksek kulesi ile ziyaretçileri selamlayan gotik bina günümüzde sadece resmi seremonilere ev sahipliği yaparken, turistlerden yoğun ilgi görüyor. Meydandaki Ortaçağdan kalma yegane yapı olan Stadhuis doğal olarak Unesco Kültür Mirası listesindeki yerini garantilemiş.

Meydanda bulunan ve kültür mirası listesindeki diğer bir bina Türkçe’ye ekmek evi veya fırıncılar pasajı olarak tercüme edebileceğimiz Broodhuis – Maison du Roi. Günümüzde Brüksel Şehir Müzesi’ne ev sahipliği yapan bina 16. yüzyılda yıkıldıktan sonra 19. yüzyılda neo-gotik tarzda yeniden inşa edilmiş. Kuşkusuz Grand-Place meydanını mimari olarak sıra dışı ve görkemli yapan yegane husus bu iki şaheser değil. Zengin dış süslemeleri ve sıra dışı mimari dizaynlarıyla dikkati çeken tarihi lonca binaları Gildehuizen – Maisons des Corporations bu meydanı eşsiz kılan mimari mirasın diğer cüzleri.

Şansınız varsa veya Brüksel ziyaretinizi iyi planlayacak olursanız iki yılda bir 500 bin begonya kullanılarak meydana yapılan ‘Çiçek Halısı’nı, görkemli noel ağacı ile V. Karl (Şarlken) anısına düzenlenen tarihi geçit resmini de görebilirsiniz. 

Ortaçağda engizisyon cezalarının infaz edildiği, kellelerin uçurulduğu Grand-Place günümüzde sadece tarihi binalarıyla milyonlarca turisti çekmiyor. Günün neredeyse her saati yaşayan bir meydan olan Grand-Place etrafındaki onlarca restoranıyla Belçika mutfağının birçok lezzetini dar alanda tadabileceğiniz bir lokasyon aynı zamanda. Envai çeşit Belçika çikolatası veya yerel waffle türünü satın alabileceğiniz dükkânlar ile küresel lüks markaların birçok mağazası meydana yürüyüş mesafesinde bulunuyor.

Grand-Place olağanüstü bir dekorun önünde durup sosyal medya hesabınız için birkaç selfie çekeceğiniz bir meydandan çok daha fazlası. Burası yaşayan, her daim nefes alan küçük bir Belçika adeta. 

Fotoğraf: Ünal Bilir | Kaynak: City of Brussels

Yorum yapın

error: Content is protected !!
Gizliliğe Genel Bakış

Bu web sitesi size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için bazı çerezler kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize geri döndüğünüzde sizi tanımak için kullanılır. Bu çerezler ayrıca web sitemizin hangi bölümlerini ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamak için ekibimize yardımcı olur.